ÜLKEMİZDE VEKALETNAME İLE YAPILAN MUAMELELER VE HUKUKİ NETİCELE


ÜLKEMİZDE VEKALETNAME İLE YAPILAN MUAMELELER 
 VE HUKUKİ NETİCELERİ

 

                       Sosyal hayatın ve kişilerin aralarındaki ilişkiler gereği Hukuki işlemlerin yapılması temsil suretiyle sağlanabilir. Temsil müessesi Borçlar Yasasının 32 ila 40. maddelerinde açıklanmıştır. Buna göre, kanuni temsil, rizai ve iradeye dayan temsil olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Kanuni temsile ilişkin esaslar Medeni Kanununda açıklanmıştır. Kanunen başkası adına yapılan tasarruf işlemi olarak, velayet, vesayet ve Kayyımlık olarak ayrım yapılmıştır. Kişinin Veli, Vasi, Kayyım ve Yasal Müşavir tarafından temsil edilmesi, kanuni temsildir. Oysaki iradi temsilde Kişinin kendi isteği ile bir vekile yetki vererek kendisini temsil ettirmek, bir hukuki muamele yapmaya salahiyet vermek için, vekaletname vererek vekil tayin etmek suretiyle mümkün olabilmektedir. Konumuzu ilgilendiren Vekalet müessesi ise Borçlar Kanunun 368 ila 398. maddelerinde açıklanmıştır. Kişinin tek taraflı kendi iradesi ile başkasını temsilci olarak ataması rizai ve iradi temsil olarak adlandırılır. Ancak Kanuni ve iradi temsil suretiyle yapılan işlemin Yasal sınırlar içinde ve hukuki gerekçeleri olması esastır. Kişilerle ilgili İşlerin yürütülmesi için başkasını temsilci olarak ataması ancak vekaletname ile olabilmektedir. Bu şekilde İradi temsil Kanunlarda açıklanan temsil yolarından biridir. Vekaletname ise resmi olarak düzenlenen ve tek tarafın iradesini içeren bir belgedir. Vekaletnameler ancak yetkisi olan kuruluşlarca düzenlenebilir. Kuruluşların Vekaletname düzenleme yetkileri Kanunla verilmiş ve düzenleme yetkisi olan kuruluşlar açıklanmıştır.

                       Haklardan faydalanmaya ve  kullanmaya ehil olan her şahıs doğrudan kendisi dava açar ve davasını izleyebilir, hak ve hukukunu bizzat savunabilir. Kişinin kendisi bizzat işlem yapmaya olanak bulamadığı veya mani olan zorunlu hallerde, bu iş ve işlemlerin kendi adına yapılması ve işlerinin yürütülmesi için başkasını temsilci olarak ataması ancak vekalet yolu ile olabilmektedir. Böylece kişinin kendi iradesi ile başkasını temsilci olarak ataması resmi olarak düzenlenen Vekaletname ile hüküm ifade eder. Vekaletname, ise resmi olarak düzenlenen ve tek tarafın iradesini içeren belgelerdir. Vekaletnamenin resmi şekilde yapılması akdin hukuki sonucuna sıhhat ve inandırıcılık sağlamak açısından önem taşımaktadır. Ülkemizde Kuruluşların Vekaletname düzenleme yetkileri Kanunla verilmiş ve düzenleme yetkisi olan kuruluşlar belirlenmiştir. Vekaletnameler sadece yetkisi olan kuruluşlarca düzenlenebilir. Burada asıl olan Temsil suretiyle yapılan işlemin Yasal sınırlar içinde olması ve hukuki gerekçelere dayanması prensibidir. Borçlar Yasasının 386. maddesine göre, Vekaletnamelerin her hangi bir şekle tabi olmadığı belirtilmiştir. Aynı şekilde “……akdin sıhhati kanunda sarahat olmadıkça hiçbir şekle tabi olmadığı” hususu Borçlar Yasasının 11. maddesinde de açıklanmıştır.

              Halen Ülkemizde Vekaletnameler Noterler tarafından düzenlenmektedir. Bunun dışında Hariçteki Türk Vatandaşları için vekaletname düzenleme yetkisi o Yabancı ülkelerdeki Konsolosluklara verilmiştir. Keza hariçteki Türk vatandaşları adına bulunduğu Yabancı ülke makamlarınca düzenlenen Vekaletnamelerin geçerli olabilmesi için, o ülkedeki Türk Elçilik ve Konsoloslukları tarafından onaylanması gerekli görülmüştür.

                   Yabancıların ülkelerindeki mevzuata göre yetkili makamlara düzenlettirdiği vekaletnamelerin geçerli olması için “Apostille” açıklamasını taşması, bu ibare yoksa o ülkedeki Türk Konsolosluklarınca onaylanması lazımdır. Bu vekaletnameler Türkçe değilse, Türkiye deki bir Notere veya o ülkedeki Türk Başkonsolosluğunda Türkçe’ye çevrilmesi ve aslına uygun tercüme edildiğinin de onaylanması gereklidir.

 

                  Ayrıca 1111 sayılı Askerlik Kanununda belirtilen mercilerde düzenlenen bir kısım belgeler de vekaletname yerine geçmektedir. Bu şekilde düzenlenen ve onaylana vekaletnameler eratın terhisinden sonra da iki aylık süre için geçerlidir.

                  Avukatlar tarafından onaylanan vekaletname örneklerinin mülkiyetin devri ve diğer aynı hakların kurulmasına ilişkin akit ve işlemlerde kullanılmasına olanak olduğu Avukatlık K.nun 56. maddesinde yer almıştır.  

           Bu yönü ile:

                           Müvekkil: Her hangi bir işlem için başka birisine, kendisini temsil etmesi hususunda salahiyet veren kişi’dir.

                         Vekil: Vekaletnamede belirtilen iş ve işlemleri müvekkili adına yapmaya yetkili kılınan ve yetkili olan kişiye denilmektedir.

                        Vekaletname: Kişinin yapılmasını istediği işleri ve bu işler için yetkilendirdiği temsilcisini gösteren resmi belge olarak açıklanmaktadır.

 

                 Vekaletnamelerin yetkili Makam tarafından düzenleme şekilde yapılması, Vekalet veren kişinin fotoğrafının yapışık olması, nüfus cüzdanı ve Pasaport gibi geçerli kimlik belgelerine göre düzenlenmiş olması esastır. Türk Vatandaşlığından çıkarılan kişiler de, uyruğunda olduğu Ülkede kendilerine verilen kimlik belgesine göre Vekaletname düzenlenmesi öngörülmektedir.

               Vekaletname hangi Kuruluş tarafından düzenlenirse düzenlensin, Vekaletnamenin muhtevası ve vekilin haiz olduğu temsil yetkisinin kapsamı üzerinde önemle durulması ve yetkinin de sınırının belirlenmesi gerekli görülmüştür.

                

                 Düzenlenen vekaletnameler; haiz olduğu yetkiye göre genel vekaletname ve hususi vekaletname şeklinde ikiye ayrılmaktadır. Bu yönü ile hususi vekaletnamede bazı iş ve işlemlerin yapılması için özel olarak yetkili kılınması, bu yetkinin kapsamından yapılacak işlerin açıkça anlaşılması gerekli görülmektedir. Genel vekaletnamelerde ise Vekil çok daha geniş yetkilerle donatılmış olup, müvekkili adına her türlü işlemleri yapmaya yetkilendirilmiştir. Ancak yapılacak muamelenin mahiyetine göre vekalet verenin kendisini temsil ettirmek için verdiği genel anlamdaki yetki ile Vekilin, müvekkiline ait gayrimenkulü temlik veya gayri ayni hakla takyit etmek olanağı olmaması gerekir.

 

                                                                                                 

                Bu şekilde iradi olarak atanan temsilcinin yetkisinin kapsamı hususunda, Borçlar Kanununun 386. maddesinde “vekalet bir akittir ki onunla vekil, mukavele dairesinde kendisine tahmil olunan işin idaresini veya takabbül eylediği hizmetin ifasını iltizam eyler” keza aynı kanunun 388. maddesinde ise “vekalet akdinin şümulü mukavele ile sarahaten tespit edilmemiş ise, taallük eylediği işin mahiyetine göre tayın edilir.

                Vekalet vekilin takabbül eylediği işin yapılması için icap eden hukuki tasarrufları ifa salahiyetine şamildir.

 

                Hususi bir salahiyete haiz olmadıkça vekil, dava ikame edemez, sulh olamaz, tahkim edemez, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, bağışlayamaz, bir gayrimenkulu temlik veya bir hak ile takyit edemez.” şeklinde vekaletnamenin kapsamı açıklanmış, temsilcinin yapamayacağı işlemler ayrıca sıralanmıştır. Özellikle gayrimenkullerin devri veya bir hak ile takyidi gibi başkası adına bir tasarrufta bulunabilmek için Vekilin özel olarak yetkili kılınmış olması lazımdır. Özel yetki ihtiva etmeyen vekaletname ile bu gibi işlemlerin yapılmasına olanak yoktur.

 

           Borçlar Yasasının 390/1. maddesinde ise “…….. Vekil, vekil edenin yararına ve iradesine uygun hareket etmek ve ona zarar verici davranışlardan kaçınmakla yükümlü olup, vekil edenin yararı ile bağdaşmayacak bir eylem veya işlem yapan vekil bu zararlardan sorumludur” şeklinde açıklanarak vekilin dilediği şekilde hareket edemeyeceği ortaya konulmuştur. Bu yönü ile üzerinde muamele yapılacak taşınmazın yerini, niteliğini ve muamelenin ne gibi kayıt ve şartlarda yapılacağının vekaletnamede açıklanmış olması gereklidir. Ayrıca yapılacak her işlemin mahiyeti ayrı ayrı ve açık şekilde vekaletnamenin içeriğine yazılmalıdır.

 

              Noterlik Kanunun 81. maddesi yeni yetki verilmesi, yeni bir işlem için, 84 ve 89. maddesi gereğince vekaletname düzenlenmesi gerekir. Başka bir yetki nedeniyle Vekaletnameye yapılan çıkıntı ve bu şekli ile ibraz edilen vekaletname ile yapılan işlem geçersidir. Zira Vekaletnamelerin düzenlenip tamamlanmasından sonra görülen lüzum üzerine ayrı bir yetki verilmesi, yeni bir işlemle mümkündür. Noterlik Kanunundaki usule aykırı olarak yapılan çıkıntı geçersiz olduğu için bu şekilde yapılan hukuki işlemler hüküm ifade etmemektedir.

 

                  Medeni Kanunu ile Borçlar Kanunun da Vekaletnameleri şekle bağlayan bir hüküm olmamakla birlikte, vekaletnamenin resmi biçimde düzenlenmesi, vekilin yetkili olduğu hususu Vekaletnamede gösterilmiş olması ve bunun kişilerce bilinmesi, onaylı olması ve ilgilisinin imzalaması gibi bazı şartları istenmesi, kısmen şekle tabi olduğu intibaını uyandırmaktadır. Ancak böyle açıklansa da vekaletnamelerin her hangi bir şekle tabi olmadığı görüşündeyiz.

                Düzenlenen belge ve vekaletnamelerde bulunması gereken hususlar:

                Vekaletnameler yetkili Kuruluşlarca düzenlenmelidir.

                 Düzenleyenin (Noter ise) adı adresi, imzalı olması ve Noterin Mührü ile onaylı olması gereklidir. Düzenleme yeri, Tarihi ve numarasını ihtiva etmeli ve şekli noksanlıklar olmamalıdır.

                  İş yaptıracak kişilerin kimlik tespitinin yapılması, adresinin de tam olarak yazılması ve Fotoğrafının yapıştırılması gereklidir.

                  Vekaletnameler düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Bu ibarenin aynen Vekaletnamenin üzerine yazılması gereklidir. Yapılacak işin konusu ve bu konudaki yetki açık şekilde yazılarak, yapılacak işlemler ayrı ayrı açıklanmalı, yer ve zaman olarak hangi işleme yönelik olduğu belirtilmelidir.

 

                     Vekaletnamede geniş yetki verilmiş olsa da, Vekilin müvekkilinden direktif alması ve haiz olduğu yetkileri buna göre kullanması gereklidir. Bu yönü ile Vekalet akdine dayanan temsil yetkisinin kullanılmasında, vekilin temsil yetkisini kısıtlayan şartlara ve talimatlara göre hareket etmesi, bu doğrultuda işlem yapması zorunluluğu vardır. Vekaletnamedeki yetkilerini aşarak muamele yapan Vekilin bu davranışı netice olarak hukuka aykırı olup, ayrıca Memurun sorumluluğu açısından önem taşımaktadır. Bu nedenle işlemi yapan Memurun ibraz edilen vekaletnamedeki yetkinin kapsamını esaslı şekilde tespit etmesi ve bu konuda gerekli özeni göstermesi esastır.

                     Vekaletname ile verilen yetki, işlem türüne, belirli bir yada birkaç işleme veya zamanla sınırlı olabilir. Bazı hallerde Vekil sınırsız yetki ile donatılmış olabilir, Müvekkil yada müvekkilin mirasçılar tarafından Vekilin azli istenmedikçe verilen yetkiler devam edebilir.   

                     Müvekkile ait iş ve işlemlerin yapılması için birden fazla kişiye temsil yetkisi verilmiş olabilir. Bu durumda vekillerin her birinin ayrı ayrı veya birlikte işlem yapmaya yetkili oldukları hususu açıkça anlaşılması gereklidir.

 

                    Ayrıca vekaletnamede açık yetki konulmuş olması kaydı ile, yetkili olan vekil kendisi yerine başkasın vekil atayabilir. Bu yönü ile asıl vekaletnamede verilmiş yetkilerin dışına çıkılmaması ve asıl vekaletnamenin tevkil vekaletnamesine ek yapılması gereklidir.

 

                    Temsil yetkisi ve Vekalet ilişkisinin sona erme (Ölüm, azil, istifa ehliyetin kaybı, ve iflas) halleri:

 

                     Borçlar Yasasının 35. ve 397. maddelerinde açıklandığı üzere, temsil yetkisinin ve Vekalet ilişkisinin sona ermesi çeşitli sebeplere dayanmaktadır. Borçlar Yasasının 35. maddesine göre aksi kararlaştırılmadığı takdirde, temsil yetkisi müvekkilin veya vekilin ölmesi, gaiplik hükmünün ilanı, medeni hakları kullanma ehliyetinin yitirilmesi, tarafların yada taraflardan birinin iflas etmesi ile son bulması gerekir.

                     Ayrıca işin icabına göre, Müvekkilin azil edilmesi veya Vekilin istifa etmesi, vekaletname ile bir işin yapılmasına münhasır olarak verilen yetkinin işin tamamlanması, vekaletnamedeki sürenin dolması ile sınırlandırılan yetkinin son bulması suretiyle temsil ve vekalet ilişkisi son bulmaktadır.

 

                     Borçlar Kanunun  396 maddesi “vekaletten azil ve ondan istifa her zaman caizdir….” 397. maddesi ise, “ hilafı mukaveleden veya işin mahiyetinden anlaşılmadıkça vekalet gerek vekilin, gerekse müvekkilin ölümü ile ve ehliyetinin zevali (kaybı) veya iflası ile nihayet bulur…..” 398. nci maddesi “ vekilin vekaletinin nihayet bulduğuna ıttıla (öğrenme) peyda (acık) eylemden evvel yaptığı işlerden müvekkil veya mirasçıları vekalet baki imiş gibi mesuldürler” hükmünü içermektedir.

 

                Ölüm, azil, istifa, iflas ve ehliyet zevali olmadıkça vekaletin devam etmesi gerekir. Bu yönü ile araştırma zorunluluğu yoktur. Borçlar Yasasının 397. maddesi uyarınca Müvekkilin ve Vekilin ölmesi ile Vekalet ölümle son bulmakta ise de, vekalet verenlerin ölü olduğuna ilişkin akit öncesinde kararlaştırılan yazılı şartlar dahilinde vekalet ilişkisi ölümden sonra da devam edeceği kaydı konulmuş olabilir. Bu durumda ise ölen kişinin mirasçıları tarafından ancak temsil yetkisi ve vekalet ilişkisi sona erdirilebilir.

 

           Medeni Kanunun 31 ve 34 maddelerinde açıklandığı üzere ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya çoktan beri kendisinden haber alınamayan kimse hakkındaki gaiplik hükmünün ilanı ile vekalet ilişkisi ve temsil yetkisi son ermektedir.

 

            Medeni hakları kullanma yeterliliğini kayıp eden Müvekkil yada vekilin hacir altına alınması ile vekalete dayanan temsil yetkisi son ermektedir. Bu şekilde Vekil yada müvekkilin medeni hakları kullanma ehliyetini kayıp etmesi veya iflas etmekle vekalet akdine dayanan temsil yetkisi son bulmaktadır.  

               Vekilin yetkisi, vekaletnamenin şekli ve kapsamı, yapılacak işlemin hukuki neticeleri ile Vekalet akdinin bazı yönleri yukarıda açıklandıktan sonra, asıl konumuz olan gayrimekule ilişkin işlemlerin Tapu ve Kadastro uygulaması ve denetim sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında da açıklanma yapılması yararlı olmaktadır.

 

                   Gayrimenkulerle ilgili olarak, Tapu Sicil Müdürlüğünde yapılacak; temlik, tescil, terkin, tadil ve tashih muamelelerinde zaman zaman vekaletnamelere istinaden işlem yapılmaktadır. Yukarıda açıklandığı üzere Borçlar kanunun ilgili maddeleri, Tapu sicili Tüzüğü 13. maddesi ve genelgelerdeki açıklamalar doğrultusunda yapılacak işleme esas olmak üzere ibraz edilen vekaletnamelerin incelenmesi ve her hangi bir eksiklik olmadığı kanaatine varıldıktan sonra vekaletname işleme kabul edilmelidir.

                   Yurt içinde ve Yurt dışında düzenlenmiş olan belge ve vekaletnamelerde bulunması gereken hususlar:

                                                                                                     

                 Vekaletnameler yetkili Kuruluşlar tarafından tanzim edilmiş olması,

                 Düzenleyenin (Noter ise) adı adresi, imzalı olması ve Noterin Mührü ile onaylı olması gereklidir. Düzenleme yeri, Tarihi ve numarasını ihtiva etmeli ve hiç bir şekli noksanlığın olmaması,.

                  İş yaptıracak kişilerin kimlik tespitinin yapılmış, adresinin de tam olarak yazılmış ve Fotoğrafının da yapıştırılmış olması,

                   İşleme yetkinin tam olması, aynı vekaletname ile değişik işlemler yapılmış ise, her işleme için ayrı ayrı yetki verilmiş olması,

                   İşleme konu taşınmazın ada  ve parsel no.su ile köy/mahallesi yazılması, taşınmaza ilişkin bilgilerin açık ve anlaşılır olması,  gerekmektedir.

                  Vekaletnameler düzenleme şeklinde yapılmalıdır. Yapılacak işin konusu ve bu konudaki yetki açık şekilde yazılarak, yapılacak işlemler ayrı ayrı açıklanmalı, yer ve zaman olarak hangi işleme yönelik olduğu belirtilmelidir.

 

                     Vekilin müvekkilinden direktif alması ve haiz olduğu yetkileri buna göre kullanması gereklidir. Bu yönü ile Vekalet akdine dayanan temsil yetkisinin kullanılmasında, vekilin temsil yetkisini kısıtlayan şartlara ve talimatlara göre hareket etmesi, bu doğrultuda işlem yapması zorunluluğu vardır. Vekaletnamedeki yetkilerini aşarak muamele yapan Vekilin bu davranışı netice olarak hukuka aykırı olup, ayrıca Hazinenin dolayısı ile Memurun sorumlu tutulmasını gerektirdiği için, işlemi yapan Memura ibraz edilen vekaletnamedeki yetkinin kapsamını esaslı şekilde itina ile tespit edilmesi gerekmektedir. .

                     Tapuda yapılacak işlem için, Vekaletname ibraz edildiğinde; mutlaka aziller sicilinden kontrol edilerek, azil olup olmadığına bakılmalı, “yetki tam olup, azil yoktur” ibaresinin vekaletname üzerine yazılması ve azile bakan Memur tarafından imza edilmesi gereklidir. Bazı hallerde süre söz konusu olmadan, Vekil sınırsız yetki ile donatılmış ise, Müvekkil yada müvekkilin mirasçılar tarafından Vekilin azli istenmedikçe verilen yetkiler devam edeceğinden, verilen yetki işlem türüne, belirli bir yada birkaç işleme veya zamanla sınırlı olup olmadığı mutlaka kontrol edilmelidir.

 

                     Müvekkil iş ve işlemlerin yapılması için birden fazla kişiye temsil yetkisi vermiş ise, bu vekillerin her birinin ayrı ayrı yada birlikte işlem yapmaya yetkili oldukları hususuna bakılmalıdır.

 

                    Vekaletnamede açık yetki konulmuş olması kaydı ile, yetkili olan vekil kendisi yerine başkasın vekil atayabilir. Bu durumda asıl vekaletnamede verilmiş yetkilerin dışına çıkılmaması ve asıl vekaletnamenin tevkil vekaletnamesine ek yapılması hususu aranmalıdır.

                                                                                                         

                    İşlem için ibraz edilen Vekaletnamenin tanzim tarihi itibariyle verilen yetkinin edinmiş yada edinecek taşınmazlara münhasır olup, olmadığı incelenmeli ve taşınmazların edinim durumuna göre işlem yapılmalıdır.

                     Düzenlenen resmi senedin ilgili kısımlarında vekaletnamenin tarihi ve sayısı yazılarak işlemin vekil tarafından yapıldığı açıklanmalıdır.

                    İşlem için ibraz edilen Vekaletnamenin üzerinde Noterin antetli ismi, adresi, Mührü veya soğuk damgası mevcut olduğu, sayfa ve paragrafların bir birinin devamı olduğuna bakılmalı, Vekalet verenin kimlik bilgileri taşınmazın dosyasındaki kimlik bilgileri ile karşılaştırarak kimlik tespiti yapılmalı, vekaletnamedeki Vekilin istem de bulunan kişi ile aynı şahıs olup olmadığı araştırılmalı, Mutaka vekaletnamenin aslına göre, yoksa Noterden onaylanmış suretine göre işlem yapılmalı ve işlem belgelerinin arasına konularak saklanması gerekmektedir.

 

                        Vekaletnamelere istinaden Gayrimenkulerle ilgili olarak: Tapu Sicil Müdürlüklerinde yapılacak temlik, tescil, terkin, tadil ve tashih işlemlerinde, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün 545, 710, 1268, 1294, 1487, 1002, 1021 ve 1369-3/890 sayılı genelgelerdeki açıklamalar doğrultusunda gerekli kontrol ve denetimin yapılması ve vekaletnameye istinaden olabilecek sahtecilik olaylarının engellenmesi gerekmektedir.

                      Müdürlüklerde bilgisayar kullanımı yaygınlaşmaya başlanmıştır. Ancak mevcut iş yoğunluğu karşısında; Memurların mesleki bilgisini arttırmasına ve kendisini geliştirmesine olanak kalmamıştır. 

 

                İş hacmi ve işlem sayısı günden güne sürekli artış göstermektedir. İş hacmindeki bu artışa rağmen çeşitli nedenlerle personel sayısı sürekli azalmıştır.

              Ülkemizdeki Ekonomik krizle birlikte toplumda hırsızlık ve dolandırıcılık olaylarında sürekli artış gözlenmektedir. Teknolojik imkanların hızla artması bu kötü niyetli kişilerin amaçlarına ulaşmasını kolaylaştırmıştır.

                Müdürlüklerde gerçekleştirilen dolandırıcılık olaylarının çoğunlukla hariçteki kişiler tarafından gerçekleştirilmektedir. Teknolojik gelişmeler karşısında Yönetici ve Memurların kötü niyetli kişilere karşı aldığı önlemler yetersiz kalmıştır. Bu nedenle Hazine sorumluluğunun oluşması ile çalışanların sorumluluğu doğmaktadır.

                Bu yönü ile çalışanların sorumluluğunun azaltılması, birimlerin norm kadrosunun yeniden değerlendirilmesi, personel ihtiyacının giderilmesi ve personelin nitelik bakımından yeterli hale getirilmesinin gerektiği düşüncesindeyim. 12.09.2005

 

 

                     Binali ŞİMŞEK

                     Tapu ve Kadastro Müfettişi

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !